Merve Peker
Latest posts by Merve Peker (see all)

Hepimizin evinde ilgilendiği en az bir bitki vardır. Kimimizin salonundaki kocaman saksıda yetişen Benjamin’i, kimimizin yatak odasındaki pencerenin önünde büyüttüğü Sukulentleri, kimimizin ise mutfak tezgâhında gözlerimize şenlik veren domates fideleri… Peki, çevrenizde daha çok yeşillik görmek istemez miydiniz? Kentimizde, mahallemizde, sokağımızda daha çok bitki olsa daha mutlu olmaz mıydınız? Dünyayı değiştirmeye, kendimizi değiştirmekle başlamalıyız belki de, o zaman balkonumuza neden bir bahçe kurmayalım ki?

Özellikle son birkaç aydır dijital platformlarda gördüğümüz, okuduğumuz veya adını asla duymadığımız ancak bir şekilde zaten yaptığımız balkon bahçeciliği bu zorlu karantina döneminde gri şehirlerimizi yeşillendirmeye başladı. Peki, bu balkon bahçeciliği nedir ve nasıl ortaya çıkmıştır?

Cevaplar için gelin tarihin tozlu sayfalarından başlayarak bir gezintiye çıkalım…

Üretime dayalı bir ekonomi modeli veya geçim yöntemi olarak bilinen tarım devrimi ile beraber avcı-toplayıcı insanların devri biterek Neolitik Çağ başlar ve bu sürecin başlaması ile beraber, avcı-toplayıcı yaşam stili yerini yerleşik yaşam stiline bırakır. Yerleşik yaşam stilinin benimsenmesi ile insanlar sahip oldukları arazilerde hayvanları evcilleştirip beslemeye ve tarım ürünleri üretmeye başlamışlardır.

Bahçecilik kavramının temelleri insanların kasıtlı olarak tohum ekmeye karar verdiği ilk zamanlarda yani Neolitik Çağ dönemiyle atılmıştır. 10.000 yılı aşkın süre önce, atalarımız kendi yiyeceklerini ekmeye ve büyütmeye başlamışlardı. Göçebe yaşam tarzlarından vazgeçen bu insanlar, uygarlığın başlangıcını yeşillendirmeye başlayacak olan yolun ilk adımını attılar. Bu olgulardan seneler seneler sonra bir yaşam stili halinden çıkan bahçecilik kavramı, tanımını esneterek hem ihtiyaç hem de estetik algı barındıran bir hal aldı. Bilinen büyük krallıklardan bazıları Mezopotamya bölgesinde bulunuyordu. Antik krallık ve bahçecilik kelimelerini birleştirdiğimizde aklımıza ilk gelen yere göz atalım; Babil’in Asma Bahçeleri. Neo-Babil İmparatorluğuna ait yaşam alanlarına baktığımız zaman özellikle dikkatimizi çeken unsurlar; mükemmel mimarileri, sulama sistemleri ve insanlık tarihinin ilk bahçeleridir. Babil’in Asma Bahçelerinin varlığı tarihçiler tarafından hala tartışma konusu olsa da rivayetlere göre bu bahçeler genellikle egzotik tropik bitkilerle doluydu. Yarattıkları estetik şölen bir yana, bu bitkiler sayesinde yapılarının ısısı ve nemi korunabiliyordu. Antik krallıkların bahçelerinin akıl almaz olduğunu ve bugünkü teknolojik gelişme ve standartlarımıza rağmen hala etkileyici olduğunu söyleyebiliriz.  

Babylon’da ve çeşitli krallıklarda yayılmaya başlayan yapı üzeri bitkilendirme olgusu zamanla önce Çin’de sonra da Avrupa’da görülmeye başlandı. Evlere daha yakın ve kentsel alanların içerisinde bitki yetiştirme arzusu insanlar arasında popülerleşmeye başladı. 1660’larda Avrupalılar seracılıktan ve egzotik bitkilerden oldukça etkilenmişlerdi ve bitkilerin gizemli dünyasına dahil olabilmek için birçok Avrupalı, seralara yerleştirilen kaplarda ananas yetiştiriyordu.

1990’lar itibari ile balkon bahçeciliği kavramı bugün bildiğimiz tanımına daha uygun bir form haline geldi. Balkon bahçelerinde genel olarak mevsimlik çiçekler ve tek yıllık bitkiler kullanılırken sonrasında, balkon bahçesinin sahibinin imkânları ve hayal gücü ölçüsünde sebzeler de eklendi. Sebze ve çiçeklerin yanı sıra çalı ve ağaçların bile balkonlarda yer aldığını görebiliriz. İtalya’nın Milano şehrinde 2014 yılında tamamlanan ‘Bosco Verticale’ isimli yapı projesinde 110 ve 76 metrelik iki apartmanın balkonlarında toplamda 900 adet ağaç olduğunu biliyor muydunuz? Yalnızca birazcık yeşillik bile insan hayatında çok şeyi değiştirebilir.

Bugün, bizim dilimizde ‘balkon bahçeciliği’ ismiyle anılan, aynı zamanda ‘konteynır bahçeciliği’ olarak da adlandırılan kavrama olan ilgi, kentsel gelişmeler, gıda güvenliği sorunları ve tarım arazisi eksikliği sebebiyle büyük bir hızla artmakta. Ayrıca, teknoloji de balkon bahçeciliğini herkes için daha kolay ve erişilebilir hale getirdi. İnternetten, balkonunuzda yetiştirmek istediğiniz bitkinin yetişme koşulları, gereksinimleri gibi birçok bilgiyi elde edebiliyoruz. Bunun yanı sıra, balkon bahçeciliğine teşvik eden bazı sosyal hareketler ile tanımadığınız insanların balkonuna misafir olup bitkilerini görebilme şansı bile elde ediyoruz.

Balkonunuzda yaratacağınız bahçe;

  • Estetik açıdan gözünüzü doldurup huzurlu hissetmenizi sağlar,
  • Botanik alanında bilgi edinmenize yol açar,
  • Bitki bakım sürecinde sorumluluk duygunuzu tetikler,
  • Ektiğiniz tohumun büyümesini beklerkenki zamanda sabrınızı geliştirir,
  • Ekeceğiniz belli ürünleri yiyebilmenize olanak sağlar hem de kısmi olarak doğayı evinize davet etmenize sebep olur.
  • Belli başlı ekipmanlarla beraber yapılabilir ve oldukça cep dostu bir aktivitedir.
  • Aynı zamanda zihninizi dinlendirmek için oldukça güzel bir hobidir.
  • Yediğiniz tarım ürünlerinin ne kadar sürede, nasıl bir emekle ortaya çıktığını görmek ve belki tüketim alışkanlıklarınızı gözden geçirmek için sizi aydınlatır.
  • Doğanın kendi takvimi ve periyotlarını öğrenmenizi sağlar.
  • Evinizin önemli bir parçası olur, siz de onun önemli bir parçası olursunuz.

Bir balkon bahçesi yaratmak için tek ihtiyacınız olan birkaç saksı, istediğiniz bitkilere ait tohumlar, güneş, su, sevgi, bilgi ve tutku. Kendi bahçıvanınız olabilirsiniz ve bunun için yapmanız gereken tek şey bu istemek ve yemyeşil bir balkon düşlemek.

Paylaşmayı ve takip etmeyi unutmayın!

No responses yet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir