Ozan Can İlhan
Takip et
Latest posts by Ozan Can İlhan (see all)

Bugün, balkonumda kurmuş olduğum ve yetiştirdiğim sebzelerimi besleyecek olan kompostuma bakarken, aslında ne kadar büyük miktarlarda oluşturduğumuzu teorik olarak bildiğim gıda atıklarımız üzerine ikinci bir kez düşünme fırsatı buldum. Bu beni dünyada bu problemle ilgili neler yapıldığını merak etme noktasına getirdi ve bu yazıyı yazmaya karar verdim. Size kıtalar arasında yazılan kısa bir kompost öyküsü anlatmama izin verin.

Elektrik ağları ve betonlarla çevrili, içindeki yaşam ile birlikte bir organizma gibi görünen şehirlerimizdeki dairelerimizde otururken, her gün tükettiğimiz onlarca sebze ve meyvenin yetiştiği toprakları düşünmeye çalışmak size de bir distopya gibi geliyor mu? Bize bu kadar uzak gibi görünen bu toprakların geçirdiği binlerce yıllık oluşum süreci ve onları ıslah etmek için gösterdiğimiz çabanın etkisiyle, gün be gün topraklarımızı kaybediyor ve gıda açısından yetersiz bir toplum haline geliyoruz. Mısır, Roma ve İndus Vadisi Medeniyetlerinin yaşadığı gibi, topraklarımızın verimsizleşmesi bizi bir toplu yıkıma götürür mü düşüncesini aklımdan çıkaramıyorum.


10 bin yıldan fazla süredir tecrübe ettiğimiz kendi besinimizi üretme sürecinde bir dönüm noktasına gelmiş bulunmaktayız, permakültür ve ekolojik tarım gibi, atığı bir kaynak olarak gören sistemler bize yardımcı olabilir ve bu süreci pekala omuzlamamıza yardımcı olabilir.

İşte bu fikri benimsemiş, gıda atıklarını çöp olarak görmek yerine toprak için bir besin kaynağına çevirmek için kurgulanmış, etkinlik gösterdiği coğrafyanın koşullarına katkı sağlayan ve başlattığımız KompostKent hareketinin altını doldurabilecek birkaç kompost girişimi.

Detroit Dirt

Detroit Dirt , Detroit Şehrinin Pisliği anlamına geliyor olsa gerek, mottosunu topluluklar arasında sıfır atık algısını oluşturmak ve düşük karbon maliyeti olan bir ekonomiye katkı sağlamak üzerine kurgulamış bir geri dönüşüm şirketi. Entrepreneur, Forbes ve Fortune gibi birçok ünlü dergide adına rastlayabileceğiniz bu topluluk; Detroit Hayvanat Bahçesi, General Motors gibi birçok şirketin yiyecek atıklarını, hayvan dışkılarını, yerel bira, şarap veya kahve üreticilerinin üretim fazlalıklarını toplayarak kompost üretme işini benimsemiş gibi görünüyor. Aynı zamanda yarattığı çevresel farkındalığı, verdikleri eğitimler ve iş imkanlarıyla da destekliyor.

New York’taki çevre grupları, kentin kompostlama programlarının bir senede ortalama 60 bin ton gıda atığını dönüştürerek, 42.000 tondan fazla sera gazının salınımının engellendiğini belirtiyor. Bu, neredeyse 25 ton kömür yakmaktan kaynaklanan emisyonlara eşdeğer.

Ny Times

Bennet Compost

Şimdi Newyork’un biraz güneyine Philedelphia topraklarına gidelim. Burada 2009 yılında kurulmuş Bennett Compost adında bir şirket Detroit Dirt’in yaptığını yapıyor ve insanların atıklarını dönüştürmesine yardım ediyor. Eğer bu işin parçası olmaya gönüllüyseniz evinize bıraktıkları kompost haznesini doldurabilir ve dolduğunda almaları için onlara haber verebilirsiniz. Daha sonra bu atıklar dönüştürülerek yerel tarım çiftliklerine satılıyor ve kar elde ediliyor. Mottoları ise “Kirli eller, Temiz Ruhlar”, sonuçta yaşadığın çevreyi değiştirebilme gücüne sahipsen, yaptığın işi sevmek yanında promosyon olarak geliyor olsa gerek.


Tüm yiyecek atıklarının %90’ı, depolama alanlarına gider ve burada havasız ortamlarda sıkışarak çürümeye başlar. Oksijen olmadan, çürüyen gıda, karbondioksitten %25 daha güçlü bir sera gazı olan metan salgılar. Restoranlar, şehir parkları ve sitelere daha fazla kompost kutusu yerleştirmek ve insanları kompostlama konusunda eğitmek, genel sera gazı salınımını azaltmada çok yardımcı olacağı gibi kendine yetmeye doğru adım atan topluluklar oluşturacaktır.



DeCO!

Şimdi sizi dünyanın diğer ucuna, Afrika’ya götürmeme izin verin. Kuzey Gana’da bir girişim olan DeCo! (Decentralized Composting for Sustainable Farming and Development) bulunduğu bölgeyi çevreleyen 6 küçük ilçenin atıklarını toplayarak çöpleri boylayacak bu doğal atıkları değerlendirerek komposta çeviriyor ve bu nihai ürünü yine çevresindeki yerel tarım alanlarına satıyor. İşleyişleri ise şu şekilde, bir çiftlik olarak ne kadar gübreye ihtiyacınız varsa bunu hasat döneminden önce şirkete bildiriyorsunuz ve piyasadaki gübre fiyatının neredeyse yarı fiyatına kompostunuzu satın alabiliyorsunuz. Karşılıklı kazanç yaratmanın da ötesine geçen bu iş fikri, yetmezmiş gibi tonlarca atığı dönüştürüyor, hava kirliliğini azaltıyor ve parasını çöpten çıkarıyor.


Karbon Kompost

Girişim ruhunu çokta uzakta aramaya gerek yok, biraz daha kendi topraklarımıza yaklaşalım şimdi. İzmir’de başlatılmış, doğayı elleriyle güçlendiren iki kadın girişimcinin hikayesi olan “Karbon Kompost” her sene tonlarcası çöpleri boylayan bahçe ve mutfak atıklarını kompostlayarak toprak için verimli hale dönüştürüyor ve piyasa değerinin altında kalan uygun fiyatlarla bunu ihtiyacı olan bireyler, bahçeciler ve çiftçilerle buluşturuyor.


Onların ağzından dinlersek “Çöp kenarlarında ve çöplüklerimizde muazzam birikim yapan bahçe atıkları, bizim için gerçek amacına ulaşamayan çok kıymetli bir kaynak. Sürdürülebilir olduğunu görmediğimiz bu modern alışkanlığı değiştirip, organik madde bakımından yetersiz olan topraklarımıza bu kaynağı geri kazandırmaya karar verdik. Böylece iki kadın eli-kolu sıvadık, kendi çevremizde budanıp biçilen bahçe atıklarıyla işe başladık.” diyorlar.
Bu siteden kendilerine ulaşabilir ve uygun fiyata bahçeniz veya balkonunuzdaki bitkiler için, altın değerindeki bu toprak katkı maddesini edinebilirsiniz.

Dünyayı değiştirmek için harekete geçme zamanı çoktan geldi de geçiyor. Küresel emisyonların ve sıcaklık artışlarının hızlı bir şekilde kontrol altına alınması için bireyler ve topluluklar olarak harekete geçmemiz gerekli. Geleceği kendi ellerimizle inşa etmek zorundayız, bunun için birlikte çalışmamız ve istikrarlı adımlarla çözüme doğru ilerlememiz gerekir.

Paylaşmayı ve takip etmeyi unutmayın!

No responses yet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir