A. Barış Öndül

Ev İçi, Balkon ve Teraslarda, Daha Zahmetsiz ve Sürdürülebilir Yeşil Ortamlar Yaratmak için, Evimizin Mevcut Koşullara Mimari Açıdan Adaptasyonu ve Değerlendirilmesi I:

Evlerimizde çok severek baktığımız bitkilerin sağlıklı gelişim göstermeleri, alacağımız birkaç önlemle kolayca mümkün olabilir. Örneğin; bir Madagaskar Palmiyesinin senelik uzama miktarı optimum seviyelerde 25-30 cm iken, Zamia bitkilerinde bitki gençken 5 cm olabilir. Önemli olan bunun bilincinde olmak ve gelişim miktarlarının belirtilen ölçülerde gerçekleşmesini gözlemlemektir. 

Bitki gelişimi ile doğrudan ilişkili olan, evlerimizde basit önlemler ve yerleşimlerle onları yaşadıkları ortama adapte edebileceğimiz yöntemlere ilişkin 3 farklı konuyu ele alıyor olacağız. İlk konuyu kapsayan bu yazımızda ışık miktarı-güneş alma sürelerini inceleyeceğiz.

Deneyimlerimizi bilimsel bir yaklaşımda anlamak ve doğruluğunu teyit etmek için tüm aşamalarda araştırma yapmayı unutmayalım.

IŞIK MİKTARI / GÜNEŞ ALMA SÜRELERİ:

Bitki bakımı yaparken, ev ortamındaki ışık değerleri derinlemesine göz önünde bulundurulmasa da sağlıklı gelişimleri için bitkilerin günlük olarak ihtiyaç duyduğu ışık miktarı ve sürelerini bilmek önemlidir.

Bitki için en temel enerji kaynağı güneştir. Tüm ihtiyaçları sağlansa bile yeterli miktarda güneş alamayan bitkinin, fotosentez işlemi yavaşlar ve gelişimi eksik gerçekleşir. Yeterli miktarda güneş ile kastedilen, klorofil pigmentleri ile alınan,  doğru dalga boyutlarında ve doğru miktardaki  foton-ışık parçacığıdır.  Doğadaki yerleşimlerini düşünerek bu ihtiyaçlarına cevap verebilmek ya da onlara yardımcı olabilmek tamamen bizim elimizdedir. Epifik -ağaç üzerinde yaşayan- bazı orkide ya da eğrelti türleri ile ağaçlara sarılarak büyüyen Philodendron ya da Monstera cinsi bitkilerin ışığı sevdikleri yadsınamaz bir gerçektir. Doğrudan bir ışığı değil, üstündeki ağaçların yapraklarından süzülerek gelen oldukça aydınlık bir ışığı tercih ettiklerini de anlayabiliriz.

Bunun yanı sıra, dünyanın en kurak yerlerinden biri olan Atacama çölüne adapte olmuş kaktüslerin, doğrudan güneş ışığına ihtiyaç duyduğunu ya da Madagaskar ve Afrika’da hem açık alanlarda hem de ormanlık alanlarda ağaç altlarında yaşayabilen Sansevieria -Paşa kılıçlarının- ise birçok ortama adapte olacak şekilde çeşitli ışık değerlerini tercih ettiklerini anlayabiliriz. Yüksek ışık miktarlarına ihtiyaç duyan bir bitkiyi karanlık bir noktaya yerleştirmek -eğer bitki bu koşullara uyum sağlayamayacaksa- enerji için gerekli sentezi azaltacak ve onun büyümesini oldukça yavaşlatacaktır. Bu durum, sağlıklı gelişim gösterememesine ek olarak hastalıklarla mücadelesini bile zorlaştırabilir.

İnsan gözünün algılamış olduğu farklı koşullardaki ışık yoğunluklarını aşağıdaki değerler üzerinden basitçe inceleyebiliriz:

(FC: Foot Candle: Aydınlatma Şiddeti.)

50FC – Yapay okuma ışığı

200-400 FC – İç mekân, yerden tavana, doğrudan güneş ışığı almayan pencerenin birkaç adım gerisi

400-800 FC – İç mekân, yerden tavana, doğrudan güneş ışığı almayan pencerenin önü

1000-3000 FC – Dış mekân, filtrelenmiş öğle güneşi

5000-7000 FC – İç mekân, doğrudan güneş ışığı alan pencere

10000 FC – Dış mekân, doğrudan öğle güneşi

Bu değerler, bitkilerin gelişimi için hesaplanan değerler değildir. Bitki gelişimleri için, profesyonel olarak, PAR- Photosynthetically Active Radiation- ve ölçümü için PPF-Photosynthetic Photon Flux- kullanılmaktadır. Bitkinin günlük olarak almış olduğu PPF değeri, ışığa maruz kaldığı süre ile doğru orantılıdır. Bu bağlamda, bitkilerin gelişim süreçlerinde ihtiyaç duymuş oldukları günlük ışık süreleri DLI- Daily Light Integral- olarak ifade edilebilir. Metrekare başına Mol birimi ile ölçülen bu değer sezona, hava durumuna ve konuma göre değişebilir. Aşağıdaki haritadan Türkiye’nin günlük ortalama Mol değerlerini inceleyebiliriz. Bir domates bitkisinin günlük olarak 6-8 saatlik ihtiyaç duymuş olduğu direkt güneş ışığı süresi Haziran ve Ağustos aylarında farklılık gösterecektir. Bitkinin türüne göre bu ihtiyaç değişim gösterir. Domates için 20-30 Mol/m2 ihtiyaç duyulurken, aynı bölge ve koşullarda marul için bu değer 12-14 Mol/m2 olacaktır.

Leveraging DLI to Target When You Harvest – Fluence By OSRAM

Bitkilerin tohumdan çimlenmesi, fide oluşturması, gelişimi ya da çiçeklenmesi zamanlarında da bu değerler farklılık gösterir. Her bitki bu değerlere yoğun olarak ihtiyaç duymayabilir. Daha bilinçli bitki sahipleri olmak adına, bitki seçimlerinde ışık gereksinimlerine göre arama seçeneğini aktif hale getirmiş olan bazı internet siteleri ve seralar incelenebilir. 

Doğru ışıktan maksimum fayda sağlamak adına, evimizin yerleşimini bilmemiz oldukça önemlidir. Kuzey cephesine bakan pencerelerimize, teraslarımıza mümkün olduğunca bitki yerleştirmemeli ve hassas yapraklara sahip bitkileri sabah güneşi alabilecek doğu cephesine yerleştirmeliyiz. Eğer sebze yetiştiriyorsak, gelişim dönemlerinde uzun saatler ihtiyaç duydukları doğrudan güneş ışığı ve birbirlerine gölge oluşturmamaları için çalı formundan sırık formuna doğru bir sıralamayla güney-kuzey doğrultusunda yerleştirmeliyiz. Bu örnekleri farklı bitki aileleri, cinsleri ve türleri için çoğaltmamız tabii ki mümkündür.

Evimizin içine yansımalarla gelen ışığı arttırmak için pencerelere dik ya da açılı şekilde yerleştirilebilecek aynalar kullanılabilir. Ayrıca karanlık duvarlara yerleştirilen aynalarla, ölçülen bu ışık miktarları yükseltilebilir.

İkincil olarak; evimizde yüksek ışık değerlerine ihtiyaç duyan bitkilerimizin ya da belirli ortam ve toprak sıcaklığı isteyen tohumlarımızın daha kolay bir şekilde çimlendirilmesi için, ihtiyaç duyacakları güneş ışığına doğal olarak ulaşamamaları durumunda, uygun spektrumlarda ışık veren floresan ya da led lambalar tercih edilebilir.

Yüksek ışığa ihtiyaç duyan, fakat öğle saatindeki güneşe doğrudan maruz kaldığında yapraklarının zarar görme ihtimali bulunan bitkiler için doğu cephesi yerleşimi mümkün olmayan, balkon, teras ya da pencere önlerinde koruma amaçlı durumlar yaratmamız gerekebilir. Jüt branda/şemsiye, güneş kırıcı özelliğe sahip boşluklu bambu storlar, gevşek dokunmuş keten kumaşlar ya da seralar için satılan ışık geçirim oranları açısından farklılık gösteren delikli sera örtüleri kullanılması uygun olacaktır.

Bu değerleri bilerek doğru yerleşimler yapsak bile, profesyonel yetiştirme ortamındaki verim ve büyüme değerlerine ulaşmamız her bitki için mümkün olmayabilir. Çünkü evlerimizde çok fazla değişken ve günlük rutinlerini yaşayan insanlar olacaktır. Kimi zaman sulama günlerini kaçıracak, kimi zamansa mücbir sebeplerden bitkilerini ihmal edecektir. Önemli olan bitkilerin ve doğanın bize iyi geldiğini hissetmemiz ve onların gelişimlerinde gösterdikleri heyecanı gözlemleyerek bu güzel anlara şahitlik etmemizdir.

Paylaşmayı ve takip etmeyi unutmayın!

No responses yet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir